Sağlık Hukuku

Bilirkişi Raporlarının Önemi


Gerek savcılık soruşturmaları, gerek ceza davaları, gerek idari soruşturmalar gerekse tazminat davalarında kilit ve en önemli husus bilirkişi raporlarıdır. Hâkimler, savcılar uyuşmazlık konusu olaylar teknik bilgi gerektiren konular olduğundan, muhakkak bilirkişi raporlarına dayanarak hüküm vermekte, soruşturmayı yürütmektedir.

Bilirkişiler kurumlar olabileceği gibi tek bir diş hekimi yahut birkaç diş hekiminden, hukukçudan ve somut olaya göre bilgisi gereken uzman kişilerden oluşturulan heyetler de olabilir.

Bilirkişi raporlarının hükme elverişli, dayanakları gerekçeli olan, açıklayıcı raporlar olmaları gerekmektedir.

Genel olarak bir davada en az iki ya da üç defa bilirkişi görüşüne başvurulmaktadır. İlk bilirkişi raporuna, çok büyük ihtimalle rapor aleyhine olan taraf itiraz edeceğinden; itirazların değerlendirilmesi için dosya ek rapora aynı bilirkişi/bilirkişilere gönderilmektedir. Ek raporun durumuna göre hakim raporu hüküm vermek için elverişli bulur ise karar verebilmekte, halihazırda tartışmalı konular aydınlatılamadı ise yeni bir heyete yahut kuruma dosyayı gönderebilmektedir.

Tarafların tüm iddialarına cevap verecek nitelikte ve dayanakları olan raporlar hükümlerde esas alınmakta ve bu raporlarla paralel kararlar verilmektedir. Bu sebeple dosya bilirkişiye gönderilmeden önce – usul hükümleri çerçevesinde – dosyaya incelenmesi gerekli olan tüm bilgi ve belgelerin sunulmuş olması büyük önem arz etmektedir. Tıbbi literatür, hasta dosya belgelerinin eksiksiz olması ve olayın hikayesinin delilleri ile dosyada bulunarak bilirkişiye gitmesi davaların gidişatını doğrudan etkilemektedir.

Kimi davalarda önerimiz mahkeme dosyayı bilirkişiye göndermeden önce konusunda uzman objektif ve saygın bir kurumdan kapsamlı hazırlanmış uzman mütalaası almak ve dosyaya sunarak mahkeme bilirkişisinin uzman mütalaasını da inceleyerek görüşünü bildirmesidir.