Pazarlama

Y Kuşağı Özel Muayenehaneciliği Bitirecek mi?


Y kuşağı, sektör öldürücüler olarak kötü bir ün kazanmış durumda. Ekonomi uzmanları, 1982 ve 2000 yılları arasında doğan bu kuşağın endüstri kalelerini öldürdüğünü iddia ediyor. Alışveriş merkezleri, giyim tasarımcıları ve hatta otomobil endüstrisi bile bu acıyı hissetti. Bu kuşağın kurgusu veya hedefi , işletmeleri kasıtlı olarak baltalamak değildir. Aslında, endüstriler Y kuşağının istek ve ihtiyaçlarını karşılamakta yetersiz kalıyorlar.

Sırada özel dişhekimliği klinikleri mi olacak?

Y kuşağı, paralarını kendilerine araba almak yerine en yeni cihazlara ve teknolojiye harcamayı tercih ediyor. Market alışverişlerini online olarak yapıyor ve ödüyor. Akıllı telefonun icadı bu nesli değişime uğratırken, telefonlarını da gerçekten arama yapmak için nadiren kullanıyorlar.

Diş hekimlerinin oldukça kalabalık olan bu potansiyel yeni hasta grubunun motivasyonlarını anlamaları gerekir. 1-800-dentistin kurucusu ve Dikkate Değer Olmak: Herkesin Konuştuğu Bir Diş Hekimliği Kliniği Oluşturmak‘ın yazarı Fred Joyal’e göre Y kuşağı, nüfus olarak var olan en kalabalık kuşaktır ve kliniklerin onları ciddiye alması artık bir zorunluluktur.1812derad P01

“Öncelikle, en yaşlı Y kuşağı 39 yaşında,” diyor Joyal. “Artık çocuk değiller, hatta kendi çocukları var. Birçoğu iyi bir kariyere sahip ve artık ebeveynleriyle birlikte yaşamıyorlar. Öncelik tanınması gereken hasta grubu bunlardır.”

2025 yılına gelindiğinde, ABD işgücünün %75’i Y Kuşağından oluşacak. Y kuşağının dişleri, on yıldan daha fazla bir süredir karyojenik gıdalara maruz kalıyor. Dişhekimlerinin de bu insanları sadık hastalara dönüştürmesinin zamanı geldi. Ancak eğer özel muayenehaneler, bu büyük grubu kendilerine çekemez veya elinde tutamazsa kurumsal yapılar, boşluğu doldurmak için hazırda bekliyor olacak…

Diş hekimlerinin Y kuşağını yaşam boyu kendilerine bağlı olacak hastalara dönüştürmek için aşağıdaki dört önemli adımı atmaları gerekmektedir.

Dijital olun

Y kuşağı akıllı telefonları olmadan hayatı hatırlayamıyor ve ellerinde sürekli olarak bir telefon taşıyorlar. Ancak gerçek telefon görüşmeleri artık geçmişte kaldı. Telefon servis sağlayıcıları tarafından yapılan yeni bir anket, Y kuşağının % 80’inin sınırsız mobil veri için telefonla konuşma kotalarını değiş tokuş etmeye hazır olduğunu ortaya koydu. Peki siz hala randevu almak için sadece telefon görüşmelerini mi kabul ediyorsunuz? Bu genç yetişkinlerle iletişim kurmak isteyen kliniklerin online randevu planlamasına geçiş yapması gerekmektedir.

Dental kliniklerin yapay zeka (AI) ile yönetimi alanında faaliyet gösteren CareCru’nun kurucu ortağı Mark Joseph, “Bugün hastalar oldukça hareketli ve zaman sıkıntısı çekiyor,” “Hastalara online olarak programınızı göstererek, bu yeni hastaların rakiplerinizi ziyaret etmesine gerek kalmadan hemen orada rezervasyon yapmalarına imkan verebilirsiniz” diye belirtiyor.

Araştırmalar ayrıca, Y kuşağının akşam saatleri ve hafta sonlarında uzatılmış randevu saatlerine değer verdiğini ve uzun bir bekleme süresi için sabrının olmadığını gösteriyor. Tıbbi İnternet Araştırmaları Dergisi’nin yaptığı bir araştırma, Y kuşağının %61’inin sadece randevuları hızlı bir şekilde alabilmek için hizmet aldıkları yeri değiştirebileceklerini ortaya koymuştur.

En iyi arkadaşlarıyla bile telefonda konuşmak istemeyen bu bireyler, doğal olarak dişhekimleriyle de telefonda konuşmak istemiyorlar. Bir mesaj ile bildirim almak istiyorlar – diş temizleme veya takip bakımlarını ayırtmak, randevularını onaylamak veya tedavi sonrası durumlarını bu şekilde bildirmek istiyorlar. Bütün bunlar iki yönlü kısa mesaj ve bazı durumlarda yapay zeka ile çözülebilir.

Yapay zekanın uzak gelecekte yaygınlaşacak bir şey olduğunu düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Tıbbi İnternet Araştırmaları Dergisi’ne göre 2019 yılı sonunda, ABD sağlık sistemlerinin % 66’sı dijital randevu planlama imkanı sunacak ve hastaların%64’ü dijital olarak randevu alacak.

Bağlanın

Telefon numaranızın, adresinizin ve eski bir resminizin bulunduğu statik bir web sitesinin yeterli olduğu günleri geride bıraktık. Lincoln Financial Group araştırmasına göre; Y kuşağının %40’ı dişhekiminin bir websitesi olmasını “çok önemli” bulurken, bu oran 1946-1964 yılları arasında doğan bebek patlaması (baby boomers) kuşağının bireyleri için  %14’e düşüyor.

Joseph, “Web sitenizi dijital bir diş kliniği olarak düşünün,” diyor. “Her yere saçılmış dergilerin göründüğü, resepsiyona net bir yönlendirme yapılmamış, yıpranmış mobilyaları olan bir diş kliniğinden içeri girdiğinizi hayal edin. İyi bir görüntü değil. Kötü tasarlanmış bir web sitesi de aynı etkiyi yaratacaktır ”

Y kuşağı sadece randevu alabilecekleri ve değiştirebilecekleri bir web sitesi aramakla kalmıyor, aynı zamanda sunulan hizmetlerin prosedürlerini (özellikle beyazlatma gibi kozmetik seçenekleri) öğrenmek, randevudan önce evrakları tamamlamak ve ofis personeli hakkında daha fazla bilgi edinmek istiyor. En önemlisi de cep telefonları üzerinden girerek sitenizde kolayca gezinebilmeleri için bu web sitesi mobil cihazlar için optimize edilmiş olmalıdır

Y kuşağı bireyleri, doğaları gereği görsel tüketicilerdir. Fotoğrafları ve kısa videoları severler. Y kuşağının %72’si YouTube gibi ücretsiz video hizmetlerini kullanıyor ve yalnızca %46’sı TV izliyor. Kliniğinizi öne çıkaracak videolar oluşturun. Hastaların ofisinizde sanal bir tur atmalarına imkan tanıyın. Uzmanlaştığınız prosedürler hakkında kısa videolar çekin Y kuşağı, hızlı ve orijinal içeriğe, çok prodüksiyon içeren videolara değer verdiklerinden daha fazla değer veriyor.

“Yeni hastalarınızın %97’si sizi online ortamda arayacak ve hangi kliniğe gideceklerine karar vermeden önce sizi rakiplerinizle kıyaslayacaktır.” Bu da, web sitenizin ilk izlenimi vereceğiniz yer olduğu anlamına gelir. İyi bir ilk izlenim olmasını sağlayın.

Sosyal olun

Kliniğinizin sosyal medya sayfaları tozlandı mı? Son paylaşımınızın üstünden uzun bir süre mi geçti? Eğer öyleyse, sosyal medyada Y kuşağının sevdiği ucuz pazarlama yönetiminden pek yararlanamıyorsunuz demektir.

Joyal, “Bir diş hekiminin üç dijital alana da odaklanması gerekiyor: web siteleri, Facebook sayfaları, Google ve Yelp incelemeleri” diye belirtiyor. “Aynı zamanda, paylaşımlara reklam vermek ve onları öne çıkarmak Y kuşağına ulaşmak için harika bir yoldur.”

Search Engine Watch tarafından yapılan bir araştırmaya göre Y kuşağının %90’ı sağlık hizmeti veren kuruluşların sosyal medyada verdikleri bilgilere güvendiklerini söylüyor. Kliniğinizde çalışan kişileri vurgulayan fotoğraflar ve kısa videolar ile, sağlık konularında ipuçları ve püf noktaları paylaşmanızı öneririm. Bu tür sosyal medya içerikleri, Y kuşağını web sitenize çekmeye yardımcı olacaktır.

Ayrıca, Y kuşağı bireyleri, gittikleri yerlerde ve yaptıkları şeylerde Instagram’da paylaşmaya değer deneyimler ararlar. Kliniğinize uygun bir hashtag oluşturun. Bunu da kullanın ve ofisinizde tanıtın. Kliniğinizi bir sosyal medya gönderisinde paylaşmaya layık bulmalarını sağlayın. Y kuşağı, arkadaşlarının ve ailesinin söylediklerine güveniyor, bunu biliyoruz, bu sebeple hastalarınızın sosyal hesaplarının gücünden yararlanabilirsiniz. Onları klinik deneyimlerine dair paylaşım yapmaya teşvik ediyorsanız veya sayfanızı beğenip paylaşmalarını istiyorsanız, bu paylaşımlar onların takipçilerinin de ilgisini çekecektir.

Kendinize Özgü Olun

Starbucks ve McDonald’s gibi büyük şirketler, restoran açmak için en iyi yerleri nasıl buluyor? Online olarak gördüğünüz reklamların tümü nasıl sizinle alakalı olabiliyor? Cevap? Büyük veri. Yani özellikle coğrafi bilgi sistemleri (CBS) verileri ve tüketicilerin tercihlerinin, ilgi alanlarının ve alışkanlıklarının 360 derecelik incelemelerini sunan tüketici satın alma verileri. Bu verileri artık küçük kuruluşlar da kullanabiliyor.

Smile Source’un pazarlama başkan yardımcısı Ashley Newman, “Diş hekimleri genellikle yeni bir yer açarlar veya bir klinik satın alırlar ve yeni ofislerinin gelişmesi için daha önceki kliniklerinde uyguladıkları pazarlama kampanyalarını kopyalayıp başarılı olmayı beklerler. Ama bu doğru değil ”diyor. “Pazarlama stratejinizi ilgili ve başarılı kılmak için kliniğinizin yakınında kimin yaşadığını ve nerede çalıştığını ve ne tarz bir hayata sahip olduklarını anlamak çok önemlidir.” diye belirtiyor.

Özellikle kliniğin iş hacmini büyütmek için gelirlerinin %10’unu pazarlama için harcamaları gerektiğini gördüklerinde dişhekimleri, pazarlama faaliyetlerini zorlayıcı bulurlar ve mevcut tüm seçenekler karşısında kafaları karışır. Kurumsal klinikler ise, yeni hastalar çekebilmek için işe yarayan yöntemleri uygulayan ve yeni alternatifler arayan devasa pazarlama departmanlarına sahiptir. Böyle bir durum karşısında, özel dişhekimi muayenehaneleri rekabet etmek için neler yapabilir?

“Pazarlama faaliyetleri, çoğu özel diş hekimi için, bir sisin içinde yürümek gibidir. Ancak verileri kullanmak, pazarlama kararlarınızı ve başarıya giden yolunuzu netleştirecektir”, “Dişhekimlerine sadece hastalarının kim olduğunu değil, aynı zamanda medyayı nasıl kullanmayı tercih ettiklerini anlamlarına ve yatırım getirilerini (YG) en üst düzeye çıkarmak için hangi pazarlama kanallarının satın almayı gerçekten teşvik ettiğini bulmalarına yardımcı oluyoruz” diye belirtiyor Newman.

Y kuşağındaki, potansiyel pazara ulaştıklarından emin olmak için diş hekimleri dijital pazarlama faaliyetlerinde Facebook, Instagram ve Google Ads dahil olmak üzere radyo ve mobil görüntülü reklamcılık gibi dijital kanalları kullanabilirler.

Bu neslin beklentilerini karşılamak için, değişimi bugün başlatmalısınız ancak bunun kolay olmadığını  biliyoruz. Y kuşağının ihtiyaçlarını anlayamaya çalışarak ilk adımınızı atın ve daha sonra da uyum sağlamanın yollarını bulun. Bu nesil diş hekimliğini değiştirecek, bu yüzden kliniğinizi bu değişime hazırlayın. Web sitenizi güncellemek ve dijital dünyadaki mevcut ve potansiyel hastalarınız ile bağlantı kurmak gibi küçük adımlarla işe başlayın.

https://www.dentaleconomics.com/practice/marketing/article/16384950/will-millennials-kill-private-practice-dentistry