Pazarlama

Web Siteleri Öldü mü?


Geçen hafta sonu, kanepede eşimle birlikte pazar tembelliği yaparken kanallar arasında geziyorduk. Arka arkaya bir sürü aptalca TV programı vardı. Aynı eski şeyler: Yeniden şekillendirilmiş, yeniden paketlenmiş ve yeniden satılmış. Ancak klasik film kanallarından birinde, Bernie’de Hafta Sonu başlamak üzereydi. “İşte bu” Diye bağırdım O filmi severim
Bir dakika… Yoksa izlemediniz mi?! Özetlersek: Zengin, hilekar bir yönetici bazı yoldan sapmış, yasa dışı planlara bulaşıyor. Gelecek vaad eden iki genci sahil evine davet ediyor ve gençler ise onu sandalyesinde ölü olarak buluyorlar. Niyeyse bir anda adamın yüzüne güneş gözlüğü yerleştiriyorlar. Sonra zekice bir plan yaparak adamı sanki etrafta canlı olarak koşuyormuş ve bir patlama oluyormuş gibi gösteriyorlar.
Film başladı. Eşim ve ben orada iki saat oturduk. Bu iki garip tipin nasıl da yüzyılın en saçma yalanını uydurduğuna gülerken halının üzerine patlamış mısırları döktük.

Artık yeni bir yüzyıldayız. Yıllar önce ölmüş bir şey için ortaya yeni bir yalan atılıyor, bazı şirketler de filmdeki gibi bu şeyin üzerine bir güneş gözlüğü takıp karşılığında binlerce dolar talep ediyor ve sanki o canlıymış gibi davranıyor. Bu yalan nedir diye soracak olursanız cevabı kısa : Websiteleriniz.
Artık eskimiş ve zamanı geçmiş web sitenize uygun bir cenaze töreni yapma vakti geldi.

Peki, web siteleri gerçekten öldü mü?
Web siteleri aslında tamamen ölmedi sadece eskiden olduğu kadar pazarlamanın odak noktasında değiller. Web siteniz bir başka deyişle parlatılmış bir çeşit dijital broşürdür. Hakkınızda bazı güzel şeylerden bahsederler ve insanlara size nasıl ulaşacakları konusunda bilgi verirler. Ancak, artık insanlara neden size gelmeleri gerektiğini aktarabilecek kadar güçlü değiller.
Araştırmalara göre web siteleri artık eskisi kadar güven vermiyor. Web siteniz markanızın bir parçasıdır, ancak gerçek bir pazarlama stratejisinin parçası değildir. Pazarlama stratejiniz takip edilebilir ve öngörülebilir olmalıdır, örneğin 1 dolar harcandı, 3 dolar kazanıldı gibi bilgilere ulaşabilmelisiniz. Web siteniz artık bunu size sağlayamaz.
Peki neden web siteleri eskiden sahip olduğu prestiji sunamazlar? Cevabı basit: Bu websitesini siz yaptınız ya da yaptırdınız.
Modern ve güvene dayalı ekonomide, yeni hastalar kazanmak zorundasınız, dolayısıyla birine size güvenmeleri gerektiğini söylemezsiniz. Onlara bu güveni göstermeniz gerekir.
Hastalara size güvenebileceklerini nasıl gösterirsiniz?
Eğer güven kazanılması gereken bir şeyse, nasıl yapılır? Cevap: Google’daki varlığınız sayesinde. Yani mümkün olduğunca çok beş yıldızlı Google yorumu içeren ancak bunlarla sınırlı olmayan bilinirliğinizden bahsediyoruz. Bunları göz önünde bulundurarak hastalarınızda güven yaratmak için dikkate alınacak üç hareket noktası şunlardır:

   1. Google’daki varlığınızı düzenleyin: Arama sonuçlarındaki listelenmenizi kontrol edin. Adres, telefon vb tüm bilgilerin doğru olduğundan; aynı isimle tekrar eden girişler olmadığından emin olun. Ardından ofisinizin, çalışanlarınızın, modern ekipmanlarınızın vb. fotoğraflarını yüklemeye başlayın. İnsanlara ofisinizi ne ziyaret etmenin nasıl hissettireceğini yaşatmaya çalışın.

   2. YouTube kanalı oluşturun: Diş ve diş eti sağlığı tüyoları ve önemi gibi konularda kısa videolar yükleyin. Karmaşık bir diş prosedürünün dahi doğru yapıldığı zaman neden neredeyse ağrısız olabileceğini de anlatabilirsiniz. Her şeyden önemlisi, kendinizi diş hekimliği ile ilgili olan her şeyde yerel bir uzman olarak konumlayın ki potansiyel hastalar sizi etraflarındaki tek bilirkişi olarak görsünler.

   3. Mümkün olduğunca çok sayıda beş yıldızlı Google yorumu almaya çalışın: İşte başarının anahtarı budur. Mevcut hastalarınızdan gelen beş yıldızlı Google yorumları, kliniğiniz için altın değerindedir. Bu yorumlar üzerinden potansiyel hastalara ailelerinin sağlığı için size güvenebilecekleri mesajını vereceksiniz.

Uygulamaya Başlayın

Google’daki varlığınıza odaklanın ve gerçekten istediğiniz hastaları çekmeye çalışın: ödeme yapan, sadık kalan ve yeni hastalara referans olanlar. Bu şekilde kazandığınız hastalar sizi bırakmayacaktır ve muhtemelen yine bu hastalar, web sitenizi hiç görmeden sizi tercih etmiş olacaklar.

https://www.dentaleconomics.com/practice/marketing/article/14167877/are-dental-websites-dead

&nbdiv>