Blog
Kliniğinize Kişisel Bir Dokunuş
Dijital teknoloji, tüketicinin deneyimini homojenleştirerek, hizmetlere erişme ve mal satın alma şeklimizi yeniden şekillendirdi. Satın alma yolları ve süreci artık çok kolaylaştı. Alınan ürünlerle ilgili öngörü arttı.
Markalar, tabii ki tutarlı başarılar elde ederek büyürler ve öte yandan bu başarıyı sağlayan pazarlama mesajlarını da tekelleştirirler. Fakat alışılmışın tam tersine, Amazon ve Netflix gibi dijital işletmeler de, bu tüketici deneyimini, kişisel tercihlere uyacak şekilde değer katan; tüketici deneyimini tek bir tuşa dokunacak şekilde teslimatı kolaylaştırma konusunda ustalaştı.
Teknoloji diş hekimliğini de geliştirdi. Dijital gelişmeler sayesinde öngörülülebilir sonuçlara ulaşmak kolaylaşırken, tedavileri artık daha hızlı ve güvenli bir şekilde uygulamak mümkün. Ancak tedavi bireye özgüdür ve her vakaya uyacak tek bir yaklaşımdan bahsetmek mümkün değildir. Mesleğimizde bizden beklenen; gözlemlediğimiz bulgular rehberliğinde bireysel ihtiyaçları teşhis edip tedaviyi düzenlemektir.
Simülasyon yazılımları, klinikte yapılacak işlemleri kişiselleştirerek hastaya yapılacak işlemin dijital olarak önizlemesini sunabilir. Hasta kendisine yapılacak işlemin sonucu hakkında fikir sahibi olabilir. Ancak bu rağmen hastaya uygulanacak tedaviler, her zaman kişiye özel bir yaklaşım gerektirecektir.
Kişiye veya vakaya özel yaklaşım her şeyden önemlidir…
Dişhekimi, bir yandan hastaların beklentilerini yönetirken diğer yandan da hastaların işlem sürecindeki tecrübelerini ve bunun sonucunda da memnuniyetlerini belirleyen karmaşık bir etkilenme ağını yönetmelidir.
Çoklu tedavi seçenekleri, kişisel tercihler, hastaların önceki tedavilerinden gelişmiş önyargıları, herhangi bir hastalığın varlığı ve hastanın tedavi sürecindeki uyumu gibi faktörler ideal sonuçlara ulaşmayı zorlaştıran etmenlerdir.
“Dişhekimi en iyisini bilir” kültürü yıllar önce geride kaldı.
Etik ve uygulanabilir hasta-hekim ilişkisi, hastanın memnuniyetini her şeyin önünde tutan empati seviyesi yüksek hekimin hasta ile karşılıklı uyumu ve yarattığı güven üzerine kuruludur.
Yakın zamanda yapılmış bir çalışma, bu tezi desteklemektedir. Makaleye göre, hastanın plastik cerrahi işlemlerinden memnuniyetinde etkin rol oynayan faktör klinik değil, cerrahtır. Yine, hastanın geçirdiği cerrahi işlemlerin sonucuna yönelik memnuniyeti de, genellikle cerrah sayesindedir.
Hastaların sorularını cevaplayan ve onları karar verme sürecine dahil eden klinisyenler kazançlı çıkarlar.
“Bu doktoru ne kadar tavsiye ediyorsunuz ” diye sorulduğunda hastalar, tedavi sürecindeki kurulan iletişim ve empatinin önemine vurgu yapmışlardır. Kliniğin çalışma saatleri, bekleme süreleri, randevu planlanmaları, klinik personeli ile etkileşim gibi faktörler, hastaların memnuniyet payında çok daha az etkiye sahiptir. Hasta mahremiyeti ve güvenliği de konusu da az önemli olarak değerlendirilmişti.
Cerrahın kendine güven seviyesi ve hastayı rahatlatma konusundaki özeni, hastanın düşüncelerini önemsemesi, durumu veya sorunları değerlendirmek için harcadığı zaman, diğer kriterlerin hepsinden daha önemli bulunmuş. Ayrıca hastaya ayrılan randevu diliminde alınan hizmet kalitesinin de önemi vurgulanmış.
Çalışmanın sonuç kısmında; herhangi bir tıp uzmanının yapması gerektiği gibi plastik cerrahların da hastaların ihtiyaçlarını karşılayıp deneyimlerini iyileştirdiklerinde hastaların güvenlerini kazanabildikleri belirtilmiş.
Dişhekiminin çıkarması gereken sonuçlar
Kişisel dokunuş temasını işlemeye devam ederken, bir başka çalışma da eski moda olan jestin gücünü ortaya koymuştur: Teşekkür notu yazmak…Bu notlar alıcı kadar yazara da iyi gelen, olumlu sosyal paylaşımlardır. Makale, maliyeti düşük ama insanların beklediğinden çok daha büyük faydalar sağlayan teşekkür mektuplarının daha sık gönderilmesini ve yazılmasını öne sürer.
Son zamanlarda diş hekimlerinin hastalarından gelen teşekkür notlarını paylaştıkları instagram gönderileri artmaya başladı.. Sosyal medyada bile olsa word-of-mouth yani ağızdan ağıza yayılan öneriler, klinik hizmetlerinizin reklamını yaparken gereklidir. Hastalarınız da burada size en yüksek perdeden en sağlam desteği sağlarlar.
Zorlu bir diş tedavisi veya gülüş tasarımı sonrasında, hastanıza teşekkürler kartı yollayın. Kendi el yazınızla olsun, yazıcıdan baskı alarak değil,.
”Unutmayın biz her zaman sizin yanınızdayız” diyerek arayıp hatırlarını sorun.
El yazısı kartı postaya verin, e-mail ile göndermeyin., Küçük başarılarını kutlayın ve mutluluk yayın. Bu şekilde hizmetlerinizi kişiselleştirerek, sadece hasta memnuniyeti üzerinde büyük bir etkiye sahip olmuyorsunuz, aynı zamanda kliniğinizin marketing faaliyetlerine de katkıda bulunuyorsunuz.
Pazarlama stratejilerinin genellikle dijital şirketler tarafından belirlendiği bir dünyada, kişiselleştirme değerlidir. Sadece hastalarını gerçekten önemseyen ve etik davranan dişhekimleri, başarılı etkileşimleri inşa edebilirler.
Mevcut hastalarınızın genel memnuniyetini artırın, sadakat ve güven ile yeni müşteriler de takip edecektir.
https://www.dentistryiq.com/practice-management/patient-relationships/article/16367719/offering-the-personal-touch-in-your-dental-practice