Blog
Dijital Pazarlama Efsanelerine İnanmayın!
Uyguladığınız pazarlama “kuralları” miadını doldurmuş veya tutarsız mı? Naren Arulrajah’a göre, diş hekimlerinin artık 3 büyük efsaneyi görmezden gelmesi gerekiyor. Ancak bundan sonra yaptığınız pazarlamada daha iyi sonuçlar alabilecek ve hasta sayınızda artışlar göreceksiniz.
Kliniğinizi tanıtmak için çok fazla çaba harcadınız. Blog yazıları yazdınız; web tasarımcıları ile anlaştınız ve dijital pazarlamadaki her kuralı uyguladınız.
Peki neden sonuçlarını göremiyorsunuz?
Bunun sebebi, uyguladığınız o “kuralların” güncelliğini yitirmiş ya da doğru olmaması olabilir mi? İşte görmezden gelmeniz gereken 3 efsane.
1. Anahtar kelimeler SEO için her şey ya da hiçbir şeydir.
Google algoritmasının kaliteli içeriği tercih etmesi yönündeki değişimle anahtar kelime aşırı kullanımı trendi yıllar içerisinde azaldı. Bazı uzmanlar anahtar kelimelerin artık önemini yitirdiğini söylerken bir kısmı da SEO’da eski kurallarının işlediği konusunda ısrar ediyor. Bunların ikisi de kliniğizin website pazarlamasını etkileyecek efsanelerdir.
Evet, anahtar kelimeler hala işe yarıyor. Ama anahtar kelimeler her şey değildir. Dahası, kurallar artık değişti. Şimdi bir sonraki blog yazınızı yazmaya başlamadan önce bilmeniz gerekenlere bir bakalım:
İyi bir anahtar kelime:
- Konuyu betimleyici – Botoks her zaman popüler bir anahtar kelimedir. Veneerlerle ilgili blog yazıları yazarak ve anti-aging’in sadece kırışıklıklardan ibaret olmadığını belirterek botoks kelimesinin çatısı altına girebilirsiniz. Ancak bu size Botoks trafiğini getirmez. Çünkü Google’ın algoritması benzer ve ilgili kelimeleri arayacak kadar akıllıdır. Yani yazdığınız makalenin aslında Botoks ile alakalı olmadığını “anlayacaktır.”
- Kliniğiniz ile ilgili – Botox’u anahtar kelime yaptığınız örnekten devam edelim… Eğer metin kaliteli ise, websitenize oldukça iyi bir Botoks trafiği getirebilir. Ve eğer kliniğiniz botoks hizmeti veriyorsa bu harika. Ancak büyük olasılıkla, Botoks arayan bir kişiyi de gülüş tasarımı hastasına dönüştürmeniz pek mümkün olmayacaktır.
- Doğal ve esnek bir şekilde kullanılmalı— Google kaliteye, kolay okunabilir olmasına ve konu hakimiyetine bakmaktadır. En önemlisi, arama motorları kullanıcının arama amacına en çok uyan kaliteli içeriği sunmak isterler. “Botoks ağrıyan bir çeneyi düzeltebilir mi?” diye arama yapılabilir. Eğer sizin anahtar kelimeniz de “TMJ rahatsızlığı için botoks tedavisi” olabilir. Eğer makaleniz başarılı ise ve çene ağrısından bahsediyorsa, arama sonuçlarında görünmesi mümkündür.
2. E-posta pazarlaması öldü.
Çoğu kişi artık açtıkları ve dahil oldukları şeyle ilgili seçici davranıyor. Bu sebeple, e-posta kitlelere ulaşmak için kolay ve basit bir yol olmayı yıllar önce kaybetti. Bir başka deyişle, etkili spam artık öldü. Ancak, hala iyi yürütülen e-posta pazarlama kampanyalar hala çok canlıdır ve herhangi bir yere gittiklerine dair de herhangi bir belirti göstermiyorlar.
Optinmonster’a göre, insanların %99’u e-postalarını her gün kontrol ediyor ve hatta bazıları günde 20 kere düzenli olarak kontrol ediyorlar. E-posta, kitlenize ulaşmak için çok iyi bir yoldur. Ancak spam gibi görünürse, onu kimse okumayacaktır. Modern pazarlamanın ilk kuralı, iki tarafın da bir şey kazanmasıdır. Bir pazarlama kampanyası potansiyel müşterilerine ne kadar değer verirse, o kadar etkili (ve iş anlamında değerli) hale gelir.
E-posta pazarlamasını kendiniz için nasıl işler hale getirirsiniz?
- Bültenlerinize reklam gibi davranmayın. Tabii ki kliniğinizi tanıtmak istiyorsunuz. Ancak hastalarınız da gelen posta kutularında daha fazla reklam görmek istemiyorlar. Faydalı; eğlenceli veya ikisini de içeren şeyler istiyorlar. Pratik hijyen taktiklerini anlatmayı, kliniğinizde aranıza yeni katılan çalışanları tanıtmayı, sıkça sorulan soruları yanıtlayan içerikler sunmayı veya dönemsel içerikler yaratmayı düşünebilirsiniz. Eğer markanızla uyumlu ise esprili anlatımları ya da yerel ilgi çekecek noktaları kullanabilirsiniz. İhtimaller sonsuzdur. Önemli olan insanlara e-postalarınızı açmalarını sağlayacak nedenler vermektir.
- Üyelikten ayrılma anketleri kullanın. Abone kaybetmek ve bunun da nedenini bilmemek sinir bozucu olabilir. Eğer kolayca işaretleyecekleri onay kutusu seçenekleri sunarsanız çoğu insan anket sorularını cevaplandırmaya meyilli davranır. Örneğin, epostalar çok mu sık, içerik değerli mi değil yoksa kişinin ilgisini mi çekmiyor sorularını sorabilirsiniz. Her zaman açık uçlu cevaplar için bir yorum kutusu bırakın. Ve en önemlisi, bu bilgileri stratejinizi geliştirmek için kullanın.
- Çekici başlıklar kullanın. Yanlış yönlendiren ya da “öğrendiğinizde şok olacaksınız” gibi tıklama tuzağı olan başlıklar kullanmaktan kaçının. Açıklayıcı ve ilgi çeken, insanların tıklamak isteyeceği bir şey seçmeye özen gösterin. Başlıkta kullanacağınız ilk birkaç kelime en önemlisidir, çünkü çoğu kişi maillerini telefonlarından kontrol ediyor.
3. Online yorumları cevaplayamazsınız, cevaplamamalısınız
Hepimiz sağlık sigortası gizliliğini ihlal eden tıp uzmanlarının fahiş cezalarla karşılaştığına dair korkutucu hikayeler duyduk. Çoğu doktor bir yoruma herkesin göreceği şekilde cevap vermeyi yasaların engellediğini sanmaktadır. Bazıları da yorumlara cevap vermek için risk almaya değmediğini düşünmektedir. Mevzuta aykırı davranmamak için yorumları görmezden gelmek ciddi bir pazarlama hatasına dönüşebilir. Eğer kötü bir hizmet ithamına cevap vermezseniz, okuyucularınız müşteri memnuniyetine önem vermediğinizi düşüneceklerdir. Dahası, negatif yorumları yönetmekten çekinen doktorlar, hastalarını yorum yapmaları konusunda teşvik edemeyeceklerdir. Unutmayın ki bu yorumlar, aynı zamanda pazarlamanın çok önemli bir parçasıdır.
Bu durum hasta mahremiyeti ve sigorta gizliliğini riske atmanız anlamına mı geliyor? Hayır!
Birkaç basit kurala uyarak bu sınırlar içerisinde kalabilirsiniz:
- Herhangi kişisel ya da medikal bilgiyi açıklamayın. Yorum yapan kişi kendi bilgilerini deşifre etmiş olsa da bu durum değişmez. Onun dediklerini tekrar etmeye dahi izin verilmemektedir.
- Kişinin hastanız olduğunu ya da daha önceden hastanız olduğunu doğrulamayın. Korunan içerikler sadece medikal teşhisler ve tedaviler değildir. Bir kişinin hasta olup olmadığına dair bilgi de korunan bir sağlık bilgisidir.
- Kliniğinizden bahsedin. Kliniğinizde sunduğunuz hizmet standartlarınızı ve kaliteye nasıl önem verdiğinizi, bunu nasıl uyguladığınızı yazabilirsiniz.
- İletişim bilginizi paylaşın. Yorum yapan kişiyi ofisinizle irtibata geçmesi için teşvik edin. Gizliliği koruyan ve kurallara uygun özel hatlar bu sorunu çözebilir. En azından bunları okuyan kişiler sizin gösterdiğiniz çabayı göreceklerdir.
Sonuç olarak, dijital pazarlamadaki belki de en tehlikeli efsane, en iyi taktikleri bir kere öğrendikten sonra kalıcı bir başarı tarifine ulaştığınızı sanmak olacaktır. Oysa gerçek olan bu konunun sürekli değişim halinde olmasıdır. Her kural için tek bir istisna vardır. Bu kural da, abartılmış efsanelere inanmayın ve bir kere işe yarayan şeyin hep işe yaramasını beklemeyin. Uzun dönem başarı için en doğru taktik, stratejinizi dair sürekli analiz edip, değerlendirip, değiştirip geliştirmenizdir.